Türkiye genelinde Antalya, Samsun, Trabzon, Çanakkale ve İstanbul gibi stratejik lokasyonlara yayılan toplam 3000 m²’lik Loomis projesinde; uluslararası nakit yönetim standartları ile mimari estetik arasındaki hassas denge projenin ana zorluğunu oluşturdu. Sıradan bir ofis kurgusunun ötesinde, yapıların “nakit merkezi” olarak işlev görmesi; mevcut binaların statik sınırlarını zorlayan beton kasa imalatlarını ve yetkisiz erişimi sıfıra indiren sirkülasyon senaryolarını zorunlu kıldı.
Çok lokasyonlu bu operasyonda, şube iç mekanları Alya Mekanik ve Alya Elektrik ekiplerinin koordineli çalışmasıyla, birer güvenlik üssüne dönüştürüldü. Özellikle darbe dayanımı gerektiren kritik bölgelerde, mimari katmanların arasına gizlenmiş zırhlı duvar sistemleri ve özel donatılı betonarme perdeler uygulandı. Bu yüksek güvenlikli “Panic Room” ve kasa odalarının havalandırma altyapısı, hava sirkülasyonunun kısıtlı olduğu alanlarda dahi iklimlendirme konforunu sağlayacak şekilde Alya Mekanik tarafından özel menfez detaylarıyla çözüldü. Elektrik disiplininde ise turnike geçiş sistemleri, biyometrik okuyucular ve CCTV altyapısı, kesintisiz güç kaynakları (UPS) ile desteklenerek operasyonel süreklilik garanti altına alındı.
Operasyonel alanların sert teknik gerekliliklerine karşın, idari bölümlerde ve toplantı odalarında Loomis’in kurumsal kimliğini yansıtan antrasit ve bayrak kırmızısı (Loomis Red) detaylar kullanılarak marka aidiyeti güçlendirildi. Akustik asma tavanlar ve modüler zemin kaplamaları ile açık ofislerdeki ses yankılanması kontrol altına alınırken, yönetici odalarında şeffaflık ve mahremiyet cam bölmelerle dengelendi. Sonuç olarak; zırhlı araç giriş garajından yönetim katına kadar her metrekaresi güvenlik protokollerine göre hesaplanmış, dayanıklı ve entegre bir yapı grubu teslim edildi.
Finans ve güvenlik sektörüne yönelik teknik altyapı çözümlerimizi ve mimari yaklaşımımızı Ofis Projeleri sayfamızdan detaylıca inceleyebilirsiniz.