Datça’nın karakteristik kıyı şeridinde ve güçlü rüzgar koridorunda konumlanan 190 m²’lik bu özel konut projesinde; bölgenin sert güneş etkisi ve tuzlu nem oranı, malzeme seçimlerini belirleyen temel teknik zorluk olarak ele alındı . Standart bir “yazlık” algısının ötesinde, kullanıcının yıl boyu sürecek konfor beklentisi; ısı yalıtımı ve pasif iklimlendirme senaryolarının mimari kurgunun merkezine yerleştirilmesini zorunlu kıldı.
Mekansal planlamada, yapının ferahlık algısını maksimize etmek amacıyla tavan döşemelerinde beyaz boyalı masif ahşap kirişler tercih edilerek, Akdeniz mimarisine özgü “nefes alan” bir kabuk etüdü yapıldı. Görsellerde dikkat çeken mutfak bölümünde, yüksek nem oranına karşı korozyon direnci sağlayan paslanmaz çelik tezgah ve endüstriyel armatürler, beyaz shaker kapaklarla kombinlenerek hijyenik ve dayanıklı bir altyapı önerildi . Zeminlerde kullanılan doğal dokulu taş ve seramikler, mekanın termal kütlesini dengeleyerek soğutma yükünü hafifletecek şekilde seçildi.
Sosyal alanlar ve yatak odalarında, gün ışığını içeri alırken mahremiyeti koruyan geniş açıklıklar planlandı. Dekoratif bir öğe gibi görünen rattan ve hasır aydınlatma elemanları, aslında mekanın akustik sertliğini kıran doğal sönümleyiciler olarak projeye entegre edildi. Home-office alanında ise odaklanmayı artıracak sakin bir zonlama yapılarak, tatil ve iş fonksiyonları mekansal olarak ayrıştırıldı.
Kıyı bölgelerindeki konut yapılarına yönelik mimari yaklaşımımızı ve proje süreçlerimizi Villa İç Mimarlık sayfamızdan inceleyebilirsiniz .