Başakşehir’deki 200 m²’lik klinik alanında, geleneksel sağlık yapılarının oluşturduğu steril ve soğuk atmosfer algısı, hasta psikolojisini önceliklendiren “biyofilik” ve davetkar bir tasarım diliyle yeniden yorumlandı. Kadın doğum pratiğinin gerektirdiği mahremiyet ve hijyen standartları, Alya Mimarlık’ın teknik koordinasyonunda, konut sıcaklığı sunan bir malzeme paletiyle entegre edildi.
Mekânın planlamasında, köşeli ve sert geçişler yerine akışkanlığı sağlayan kavisli duvarlar ve dairesel formlar tercih edildi. Bekleme ve karşılama alanlarında kullanılan adaçayı yeşili (sage green) lambri paneller ile terracotta (toprak) tonlarındaki tekstil ürünleri, hastaların klinik stresini minimize eden sakinleştirici bir renk paleti oluşturdu. Zeminlerde tercih edilen balıksırtı (herringbone) lamine parke, bekleme alanından muayene odalarına kadar kesintisiz bir sıcaklık hissi sağlarken, ıslak hacimlerde ve sterilizasyon bölgelerinde hijyenik, derziz yüzeylere geçiş yapıldı.
Projenin teknik altyapısında, Alya Mekanik ve Alya Elektrik ekiplerinin geliştirdiği çözümle, tavan yüksekliğini korumak adına “açık tavan” (exposed ceiling) sistemi uygulandı. Havalandırma kanalları ve mekanik tesisat boruları gizlenmek yerine, dekorasyonun renk paletine (bordo/terracotta) boyanarak endüstriyel ama şık bir detay olarak tasarlandı. Muayene odalarında hasta mahremiyetini sağlamak amacıyla, özel ses yalıtımlı kapılar ve akustik sönümleyici ahşap paneller kullanıldı. Mobilya seçimlerinde ise hazeran (rattan) detaylı oturma grupları ve özel üretim ahşap dresuarlar kullanılarak, bekleme süreci bir oturma odası konforuna dönüştürüldü. Aydınlatma senaryosu, kamaşmayı önleyen 3000K değerindeki lineer armatürler ve dekoratif, dal formlu avizelerle kurgulanarak görsel konfor optimize edildi.